Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.
(Tanıtım Bülteninden)
Merhabalar!
Bugün bambaşka bir kitap yorumu yapacağım sizlere. Artık kendimi tekrar etmemeye daha fazla özen göstermeye çalışıyorum. Eğer ağırlık verdiğim bir tür olursa onu dengeleyecek farklı tarzda ve konularda eserlere yöneliyorum. Martı Jonathan Livingston, bugüne kadar yorumladığım kitaplardan farklı. Aslında ben bu kitabı 7.sınıfta Türkçe öğretmenim sayesinde okumuştum. O hocamı ayrı bir severdim, ben de katkısı çoktu. Dolayısıyla bu kitabın benim için manevi bir yönü de oluştu zamanla. Seneler geçti ve ben kitabı unuttuğumu fark edince tekrar okumaya karar verdim.
