Şu an ne yazacağımı bilemiyorum. Çünkü Kırmızı Pazartesi
beni resmen afallattı. Kitabın arka kapağının tamamını okumadan başlamıştım
okumaya. Sanırım bir yerde bir cümleyi okumamla kafama dank etti. Yazar kitabı
kendi cümleleriyle anlatıyor. Aslında anlatıcı karakter yazarından bizzat
kendisi desem daha doğru olacaktır. Yazar kasabasında yaşanmış bir cinayeti
kendi araştırmaları sonucu bir roman haline getirmiş. Bunu fark etmemle daha
bir merakla okumaya devam ettim.
