Klasikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Klasikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2019 Salı

Jane Eyre -Charlotte Bronte Kitap Yorumu


  Jane Eyre, yıllar önce TV'de 2011 yapımı filmini görmemle ki direk ortasından izlemeye başlamıştım tanıştığım bir klasikti. Tabi o zaman internet bu kadar gelişmiş değil, biliyorsun Jane Eyre diye bir eser var ama ulaşamıyorsun, yaşımda küçük o zamanlar. Neyse geçenlerde bir an dank etti kafama, neden alıp okumuyorum diye ve böylece bir kitabın daha sonuna geldim.

6 Kasım 2019 Çarşamba

İvan İlyiç'in Ölümü - Tolstoy | Kitap Yorumu


  İvan İlyiç'in Ölümü, gerçekten çok beğendiğim bir klasik oldu. Tolstoy'un ölmekte olan bir hastanın düşüncelerini anlatışı mükemmeldi. 
  İvan İlyiç, hastalığı ortaya çıkana dek kendine mutlu, huzurlu, zengince yaşayabileceği bir hayat kurmuştu. Yüksek statülü iyi maaşı olan bir yargıçtı, bir ailesi ve para sıkıntısı çekmeden daima refah içinde yaşayabileceği bir hayatı vardı. Ve sonra bir anda hastalığıyla yüzleşiyor, en iyi doktorlar bile buna bir çare bulamıyor. O zamana kadar sadece başkalarının kapısını çalabileceğini düşündüğü ölümle yüzleşiyor. Bunca yıldır uğruna didinip durduğu suni hayatı tokat gibi çarpmaya başlıyor. Çevresindeki insanlar, eşi,çocukları, herkes onu sinirlendiriyor.

10 Mayıs 2018 Perşembe

İkna- Jane Austen | Kitap Yorumu


 

"Oysa şimdi iki yabancı gibiydiler. Hayır bu yabancı olmaktan da beterdi, çünkü hiçbir zaman yeniden tanışamazlardı. Sonsuza kadar sürecek bir yabancılaşmaydı bu."

 Günlerden bir gün yine kütüphanede okuyacak kitap ararken Jane Austen rafının aniden gözüme çarpmasıyla Gurur ve Önyargı tadında bir şeyler okumak isteyerek elim İkna'ya gitti. İkna, fikrimce Jane Austen'ın kitapları arasında en gölgede kalmış olanı olabilir. Ama merak bu ya işte ben de okumaya başladım. Kitaptan çıkardığım en büyük sonuçsa 1800'lerin İngiltere'sinde doğmadığım için şükretmek oldu. Gerçekten bu nasıl bir yaşam tarzı dedim. Soyluluğa, paraya, mevkiye, güzelliğe kafayı takmış insanlar, yapacak işi olmadığı için sürekli ev ev dolaşıp dedikodu yapan kadınlar, eş bulmak için döndürülen oyunlar,cilveler bilmem neler daha neler neler... Bir an önce kitabı bitirmek istedim. Jane Austen'a ise bu noktada bir şey diyemem. Çünkü besbelli kadın çevresinde olup bitenleri kitaba yansıtmış, o dönemin özelliklerini önümüze sermiş.

22 Haziran 2017 Perşembe

Yeraltından Notlar - Dostoyevski | Kitap Yorumu



  Bundan yıllar önce Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sını ödev psikolojisiyle okumaya başlamıştım. Ancak o zamanlar hem yaşımın küçük oluşu hem de zorunluluk psikolojisiyle yarım bırakmıştım. Bu yüzden Yeraltından Notlar’ı Dostoyevski'den okuduğum ilk kitap olarak sayıyorum. Ayrıca  eğer hiç Dostoyevski okumadıysanız da bu kitabın iyi bir başlangıç olacağını düşünüyorum.

  Kitap 2 bölümden oluşuyor. İlk kısım olan Yeraltı'nı okumakta biraz zorlandım. Çünkü bazı cümleler virgüllerle uzadıkça uzadığı için cümlenin başını hatırlamakta zorlanıp başa dönüyordum. Dolayısıyla bu durum okuma hızımı düşürdü. Bu kısımda herhangi bir olay örgüsü yoktu, sadece isimsiz kahramanımız insana dair düşüncelerini belirtiyordu. Kendini hasta olarak tanıtan kahramanımız, hiç şüphe götürmez ki sıradan düşünen birisi değildi. Özellikle istekler, çıkarlar, özgür irade, akıl, bilinç gibi olguları farklı bir bakış açısıyla ele alsa da benim en çok hoşuma gideni insanın bile bile acı çekmeyi tercih ettiğini anlattığı satırlardı. Hepimizin bildiği ama yüzleşemediği bazı şeyler vardır ya bazen kendimize bile itiraf edemeyiz. Yeraltından Notlar bunlara ayna tutan bir yapıttı.

12 Mayıs 2016 Perşembe

Gurur ve Önyargı - Jane Austen | Kitap Yorumu

Jane Austen Gurur ve Önyargı

Merhabalar!
  Herkesin kalbini fethetmiş bir klasik olan Pride&Prejudice Türkçe çevirisiyle Gurur ve Önyargı bu yazımın konusu. Başlıkta kitap yorumu dediğime bakmayın, kendi halinde bir okuyucu olarak naçizane fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Yoksa elbette ki 200 yıllık bir efsaneyi yorumlamak benim harcım değil. Şu an o kadar çok düşünce saldırıyor ki zihnime... Şunu da yazayım şuna da yer vereyim diye kafamda yazı planını oluşturmaya çalışıyorum. Durum böyle olunca ben de ilk defa tarzımın dışına çıkarak başlıklar altında bir yazı yazmaya karar verdim. Şimdi lütfen  derin bir nefes alın, verin. Daha sonra yazımı okurken dinlemek üzere hemen alttaki videoya tıklayın. Müzik eşliğinde güzel bir konsept yakaladık ve hazırsanız başlıyoruz!