Pegasus Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pegasus Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2018 Salı

Şimdi ve Sonsuza Dek, Lara Jean - Jenny Han | Kitap Yorumu


  Sevdiğim Tüm Erkeklere serisinin üçüncü ve son kitabı olan Şimdi ve Sonsuza Dek Lara Jean'i okuyarak seriye veda ettim. Diğer iki kitabı okuyanlar zaten bilir yazar tatlı üslubundan bir şey kaybetmeden Lara Jean'in hayatına bizi konuk ediyor. Bu sefer kitapta daha farklı bir heyecan vardı. Lara Jean'in biraz daha büyüdüğünü, alınması zor bir takım kararlarla uğraştığını okuyoruz. Bir yandan hayallerindeki üniversiteye başvurusunun kabul edilmesini bekliyor. Bir yandan da ailesinden ve Peter'dan uzak bir yerde olma düşüncesiyle bocalıyor. Ve herkes için en doğru kararı vermesi lazım.Bu arada hemen belirteyim. Kitabı okurken yabancıların üniversiteye giriş sistemlerine imrenmeden edemedim. Bizde üniversiteye gitmek için hayatımızın bir senesini test çözerek geçirdiğimiz gerçeği yüzüme tokat gibi çaptı. 
  Neden bilmiyorum ama bu seriyi her okuduğumda o an içinde olduğum ya da daha önce bulunduğum duruma dair bir olaya rastlıyorum. Ve Lara Jean yine adını duyamadığım duygularıma tercüman oluyor. "Ah ben de ben de! Seni o kadar iyi anlıyorum ki..."moduna giriyorum. Bu kitabın büyüsü zaten benim için bu: Sanki böyle beş çayı için bir arkadaşımın evine konuk olmuş gibi hissediyorum. İki hoş sohbet edip bir kaç dakikalığına hayatı arka plana atmış oluyorum. Bir de kitabın diğer yanı Kore kültürünün de kitapta yer alması. Bence kitabın samimi,içten olmasında bunun da çok önemli bir payı var. Mesela bu tarz konulu kitaplar yok mu? Olmasına var ama bana bu kadar samimi gelmiyor diğerleri. Amerikan ve Kore gençlik dizilerindeki havayı düşünün. İşte bu kitap ikisinin ortaya karışık hali.

12 Nisan 2018 Perşembe

Not: Seni Hala Seviyorum – Jenny Han | Kitap Yorumu




  Bu seriyi gerçekten seviyorum. Aslında düşününce o kadar da harika gelmiyor ama seviyorum işte. Çünkü diğer kitaplardan farklı olarak çok samimi bir anlatımı var. Klişe olaylar var ama yazarın kitapta oluşturduğu samimi atmosfer bunu görmezden gelmenize neden oluyor. Bir genç kızın hayatını okurken aynı zamanda aile ilişkilerini, kardeşliği, arkadaşlığı, aşkı okuyoruz. Kitap hayata dair küçük küçük dokunuşlar yapıyor. İlk kitap bittiğinde de yine bu hislere kapılmıştım ve 2.kitabı merakla beklemeye dayanamayıp 50 sayfa kadarını kitabın orijinal dilinde okumuştum. Sonra işler başımdan aşkın olunca zaman ayıramadım bunu yapmaya. Neyse sonunda kitabı okudum ve gerçekten karakterleri özlediğimi fark ettim. Lara Jean'i hep kendimle özdeşleştiriyorum. Çünkü gerçekten düşünce yapısı olarak çok fazla ortak nokta buluyorum. Hep diyorum benim Amerika'da yaşayan halim gibi.🙃 Belki de seriyi sevmemdeki en büyük etken bu olabilir. 

18 Ağustos 2017 Cuma

Alaska'yı Bulmak – John Green | Kitap Yorumu



 Bu kitaba karşı çok karışık duygular içerisindeyim. Kendi içimde sevdiğim ve sevmediğim yönlerini bir kefeye koyup terazinin hangi kolunun ağır bastığını bulmaya çalışıyorum. Aslında buna net bir cevabım yok.


  Kitap yatılı bir lisede geçiyor. Yaşananları Miles'ın ağzından okuyoruz. Eski lisesinde asosyal olan Miles, yeni lisesinde bir arkadaş grubuna sahip olur. Kitabın özellikle başlarında liseli gençlerin başlarından geçenleri, yaptığı eşek şakalarını, kuralları çiğnemelerini, asiliklerini vs. Okuyoruz.

Hayatın Kıyısında – Jennifer Niven | Kitap Yorumu


Hayatın Kıyısında – Jennifer Niven

''Yalnız değilsin'' dedi. Aslında öyleyim. Sorun da bu ya zaten; hepimiz bedenlerimize ve zihnimize sıkışıp kalmış yalnızlarız. Hayattaki tüm arkadaşlıklarımız yüzeysel ve gelip geçici, diyebilirdim.

  Bu kitabı okumayı uzun zamandır erteliyordum. Hakkında çok fazla yorum okudum. Ancak kitap beni şaşırtarak beklediğimden daha da psikolojik çıktı. Psikolojik temelleri olan kurguları zaten sevdiğim için sorun olmadı. Kitabın kapağında şöyle bir ifade geçiyor: Yaşamayı, ölmek isteyen bir çocuktan öğrenen bir kızın hikayesi. Kitabı çok iyi anlatan bir cümle ama bana göre bu Finch'in hikayesiydi. Bence Violet, Finch'in gölgesinde kaldı. Violet sevdiği insanları kaybedeni kısacası geride kalanları temsil ederken, Finch ruhu çocuk yaşta ölen/ öldürülen ve psikolojik sorunları olan bir gençti.

18 Nisan 2017 Salı

Sevdiğim Tüm Erkeklere – Jenny Han | Kitap Yorumu


Ya şimdiye dek âşık olduğunuz her erkek onlar hakkında ne düşündüğünüzü öğrenseydi?.. Hem de hepsi aynı anda!

Lara Jean aşk mektuplarını annesinin verdiği bir şapka kutusunda saklıyordu. Bunlar başkasından aldığı mektuplar değil, kendi yazdıklarıydı. Sevdiği her çocuk için bir; toplam beş tane. Yazarak kalbi ile ruhundakileri dışarı dökebiliyor ve gerçek hayatta asla söyleyemeyeceği duyguları mektuba aktarabiliyordu çünkü onları sadece kendisi görecekti. Tabii bu gizli mektuplar postalanınca durum değişti ve böylece Lara Jean'in hayali aşk hayatı birdenbire kontrolden çıktı...

  Young Adult türünde bu kadar sevdiğim bir kitap okumayalı ne kadar çok olmuş...  Kitapta dikkatimi çeken ilk şey konusu olmuştu. İlginç gelmişti. Tabi konu daha sonra klişe bir yola saptı ama klişeleri klişe olmaktan çıkaran bir yazım olduğu için bunu göz ardı ettim. Ayrıca bir parça klişe hoşuma bile gidebilir.

11 Nisan 2017 Salı

Hayata Röveşata Çeken Adam – Fredrick Backman | Kitap Yorumu


  Merhabalar
  Bu kitabı size nasıl anlatsam bilemiyorum. Çünkü söyleyecek o kadar çok şeyim var ki cümleler yazılmak için birbirleriyle yarışıyor. Hani okuduktan sonra buruk bir mutluluk veren kitaplar olur ya işte bu  o tür bir kitap. Aileyle birlikte izlenen sıcak bir film havası hissettim. Nitekim filmi de çekilmiş ve hatta en iyi yabancı film dalında Oscar'a aday olmuş. Kitabı bitirir bitirmez filmi açıp izledim ve filmin kitaba bu kadar sadık kalmasına çok şaşırdım. Aslında olması gereken bu ama o kadar alışmışız ki kitabın değiştirilmesine, neyse konumuz bu değil.

  Ove, herkesin mutlaka çevresinde bulunan huysuz, sert yaşlı adamlardan birisi. Ama bence çok orjinal bir karakter. Öyle çok olay odaklı bir kitap beklemeyin. Çünkü kitabın bütün gücü Ove’den geliyor. Hep aynı karakterlere sahip kitapları okuduğumu Ove'yle anladım. Genelde kahramanları genç insanlardan oluşan kitaplar hep daha geniş yer kaplıyor. Halbuki yaşlı bir insanın da baş karakter olabilir hatta bu çok güzel olabilir. İşte bu kitap bunun kanıtı niteliğindeydi.

7 Mart 2017 Salı

Yabancı Veyl - Öznur Yıldırım | Kitap Yorumu


 Henüz yaşın küçük, belki bunu anlayamazsın. Ama seni besleyen şey her neyse, o elinden alındığında bir hiçsin. Acı... Sen acıya muhtaçsın küçüğüm.


  Yabancı’nın 2.kitabı Veyl’i dün bitirdim ve kafamdaki düşünceleri toparlar toparlamaz yorumu girmeye başlıyorum.  Yabancı’yı genel olarak çok sevsem de elbette kusurları da var. Ancak ben kusurlarıyla bile seviyorum. Bunda en önemli olan şey ise kitabın okuyucuya hisleri aktarabilmesindeki başarısı, karakterlerin bize hissettirdikleri... Veyl’i okumak çok özlediğim o 16-17 yaşlarıma beni geri döndürdü. O zamanlar bayılarak okuduğum, heyecanla beklediğim o bölümleri şimdi okumak nasıl desem benim için nostalji gibi bir şeydi. Sırf şu hisler için bile okumaktan zevk aldığım bir kitap oldu.

30 Ekim 2016 Pazar

Akıl Çıkmazı- Michelle Hodkin | Kitap Yorumu


Noah,sonsuza kadar yaşayabilmek ve başkalarının da yaşamasına yardım edebilmek gibi bir yeteneğe sahip olmasına rağmen ölmek dışında başka bir şey istememekle lanetlenmişti. Öte yandan sen Mara, sevdiklerini koruyabilme yeteneği ile taçlandırıldın ama bunu onlara ve başkalarına zarar vermeden yapamıyorsun. İnsanları öldürebilirsin ama cezalandırman da gerekiyor.

  Merhabalar!
  Epey bir zaman geçti buralara uğramayalı. Ancak o kadar çok ucundan tutmam gereken iş vardı ki ne kitap okumaya ne de başka bir şey yapmaya zamanım yoktu. Gerçi yazacak bir yazı konum olsa yazmaya zaman bulmak da mesele. Bir yerden başlamak lazım diyerek Mara Dyer serisinin son kitabı Akıl Çıkmazı'nın yorumuyla karşınızdayım. Sonunda bir seriyi daha bitirebilmemin sevinci içerisindeyim. Darısı diğer yarım kalmış serilerimin başına diyor ve detaylı yorumuma geçiyorum.

1 Ekim 2016 Cumartesi

Bıçak Sırtı - Michelle Hodkin | Kitap Yorumu


  Merhabalar
  Buraları o kadar çok özledim ki anlatamam. Başımda bir sürü dert vardı ve sonunda kitap okuyacak azcık vaktim oldu da biraz kaçamak yapıp bloga yorum giriyorum. Mara Dyer serisinin ikinci kitabı Bıçak Sırtı'nı çok yayarak okudum. İlk 100 sayfasını okuyup uzun süre kitaba devam edemedim.  Malesef bu biraz kopukluk hissetmeme neden oldu. Ancak kitabı bitirme isteğim ağır basınca 3 gün içinde okuyup bitirdim. Okuma serüvenimden de bahsettiğime göre artık gerçek yorumlarıma geçebiliriz.


  Mara Dyer bir zamanlar geçmişinden kaçabileceğini sanıyordu. Ama kaçamayacaktı. Sorunları kendi kafasında yarattığını düşünüyordu. Ama yanılıyordu. Yaşadığı onca şeyden sonra, sevdiği çocuğun artık sır saklayamayacağına inanıyordu. Ama aldanıyordu. Gerçekler ortaya çıkmaya ve seçimler ölümcül sonuçlar doğurmaya başladığında Mara bu karmaşadan aklını yitirmeden çıkmayı başarabilecek mi?

18 Ağustos 2016 Perşembe

Eksik Parça - Michelle Hodkin | Kitap Yorumu


  Merhabalar
  Mara Dyer serisinin ilk kitabı olan Eksik Parça'yı sanırım okumayan bir ben kalmıştım. Her yerde yorumunu, alıntılarını görmekten spoiler yiyeceğim diye korkuyordum. Bazen bir şey çok popüler olunca nedense o şeye karşı bir uzak durma dürtüsü oluşabiliyor. Zaten seri tamamlanmadığı için kitap beklemek biraz sıkıntılı bir süreç haline gelebiliyor. Hazır seri tamamlanmış ve insanlar ilgilerini başka kitaplara yöneltmişken Mara Dyer serisine başladım. Herhangi bir yüksek beklentim de yoktu hatta paranormal olayların yer aldığını bildiğim için biraz önyargım bile vardı. Ancak Eksik Parça'yı gerçekten beğendim. İsterseniz detaylı yorumuma geçelim.

Arka Kapak:
Bir gün uyandığında son birkaç gününü hatırlayamadığını düşün... Mucizevi bir şekilde kurtulduğun kazada tüm arkadaşlarını kaybettiğini, Ailenin yeni bir sayfa açmak için taşınmak zorunda kaldığını, Kendi geçmişinle ilgili senden daha fazlasını bilen bir çocukla tanıştığını, Tüm yaşadıklarından sonra yeniden âşık olabildiğini, Gerçek olması imkânsız halüsinasyonlar gördüğünü, Aklını kaçırdığından endişelenmeye başladığını düşün. Ne yapardın? Mara Dyer işte bu sorunun cevabını öğrenmek üzere… 
"Mara Dyer'ın unutulmaz bir rüyayı andıran, gizemli ve romantik hikâyesi sizi esir alacak." 
-Cassandra Clare, New York Times çoksatanı Mortal Instruments serisinin yazarı-

22 Temmuz 2016 Cuma

Keşke Senden Nefret Edebilseydim - Lucy Christopher | Kitap Yorumu


 Herkese Merhabalar
 Blogda uzun bir süre aktif olamadım. Özellikle ülkemizde son zamanlarda yaşanan darbe girişimi beni çok etkiledi. Neyse ki milletimiz buna izin vermedi. Kafamı biraz boşaltmak için okuduğum bir kitabın yorumunu bloga girmek istedim. 

   Ben seni görmeden önce sen beni gördün.Bir kız: Gemma, havalimanında, ailesiyle tatile çıkmak üzere. Gözlerinde öyle bir bakış vardı ki…Bir adam: Ty, salaş, bronz tenli, olgun görünümlü, nedense tanıdık, gözleri buz gibi mavi. Sanki beni istiyormuşsun gibi.Kız ailesinden uzaklaşıyor. Bir anlığına. Adam onun kahvesinin parasını ödüyor. Ve içine ilaç atıyor.Hem de çok uzun süredir. Gemma ne olduğunu anlamadan Ty onu alıp götürüyor. Kumlara ve sıcağa. Boşluğa ve kimsesizliğe. Hiçliğe. Ve onu sevmesini bekliyor.Kurbanın, kendisini kaçırana yazdığı bir mektup olan Keşke Senden Nefret Edebilseydim Gemma'nın hayatta kalmaya dair ümitsizlik dolu öyküsü. Gemma'nın bedenini çalan Ty, genç kızın içinde çığlık atan tüm içgüdülere rağmen kalbini de çalmayı başarabilecek mi?


''Spinifeks.'' dedin.''Çok susuz kaldığında yaprakları sarmalanıp kendi içine kapanır.'' Bana döndün,güneş ışığında gözlerinin rengi iyice açılmıştı.'' Oldukça iyi bir hayatta kalma taktiği,değil mi?''

18 Haziran 2016 Cumartesi

Her Gün - David Levithan || Kitap Yorumu


Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza âşık.

Uyandım. Anında kim olduğumu anlamam gerekti. Mesele sadece bedenim de değil… gözlerimi açtığımda kolumun renginin açık mı koyu mu olduğu, saçımın uzun mu kısa mı olduğu, şişman mı zayıf mı olduğum, kız mı erkek mi olduğum, yara bere içinde mi yoksa pürüzsüz mü olduğum… Her sabah farklı bir bedende uyanıyorsanız, vücut en kolay alışılan şey. Kavraması güç olabilen ise bedenin önceden yaşamış olduğu hayat. Her gün başka biriyim. Ben, kendimim; kendim olduğumu biliyorum ama ayrıca başka biriyim de. Hep böyle olageldi.

"Yepyeni, eşsiz, komik ve canınızı acıtacak kadar dürüst. Levithan, insanın kendisi gibi hissedememesi ve nereye ait olduğunu bilememesine dair ikilemi müthiş bir şekilde kaleme almış. Bu kitabı okumakla kalmadım, âdeta içime çektim."
-Jodi Picoult, #1 New York Times çoksatan yazarı-

"Levithan, okuyucuları ele geçirecek, karşı konulmaz bir eser yaratmış… Her Gün, bir üslup denemesi ve hayal gücü deneyi…"
-Booklist-

A'nın arkadaşı yok. Ebeveyni yok. Ailesi yok. Mülkü yok. Evi bile yok. Çünkü her gün başka birinin bedeninde uyanıyor. Her sabah farklı bir yatak. Farklı bir oda. Farklı bir ev. Farklı bir hayat.

Rhiannon'la tanıştığı anda ona âşık olan A için, gece çöktüğünde her şey sona ermiştir. Çünkü hiçbir zaman bir insanın bedenine ikinci kez girememektedir. Ancak A, genç kızı aklından çıkaramayınca ve Rhiannon onun yaşama sebebi haline gelince her gün, farklı hayatlar yaşamış farklı bedenlerde ona geri dönmeye çalışacaktır. Bir de onu aşkına inandırmaya…

-New York Times çoksatanı
-School Library Journal, 2012'nin En İyi Gençlik Kitabı
-Kirkus Reviews, 2012'nin En İyi Gençlik Kitabı
-Booklist, 2012'nin En İyi Gençlik Kitabı
-Amazon, 2012'nin En İyi Kitabı
-Barnes & Noble, 2012'nin En İyi Kitabı
-2012 Cybils Genç Blogger'ların Edebiyat Ödülü Finalisti
-YALSA, 2013'ün En İyi Gençlik Kitapları Seçkisi
-Amerikan Kütüphaneler Birliği, 2013'ün En İyi Gençlik Kitabı
-2013 Lambda Edebiyat Ödülü Finalisti

Karmakarışık olan geçmiş ve gelecektir. Basit olansa şimdiki andır.

  Bir ara her yerde Her Gün'e rastlıyordum. Herkes oldukça beğenmişti,övgü cümleleri dizmişti. Aradan epey bir zaman geçti ve ben nihayet okuyabildim. Aslında şu sıralar içimden hiç kitap okumak gelmiyordu. Sanırım reading slump dediğimiz şey beni de vurmuştu. Ancak inat ettim ve Her Gün'ü bitirdim. Çoğunluğun aksine ayılıp bayıldığım bir kitap olmadı ve çoğu yerde sıkıldığımı itiraf etmek zorundayım. Belki içinde bulunduğum haleti ruhiye böyle bir düşünceye kapılmama sebep olmuş olabilir. Yine de kitapta bence okuyucuya geçen duygu aktarımı eksikti. 

14 Nisan 2016 Perşembe

Yabancı Şahmeran - Öznur Yıldırım | Kitap Yorumu

Yabancı Şahmeran

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum. 

Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Rengi, kan rengiydi.
Rengi, kaybın rengiydi.
Rengi, bir cinayetin rengiydi.

  Öncelikle şu an bu yorumu girdiğime inanamıyor gibiyim. Bir zamanlar Wattpad'den okuduğum Yabancı'yı şimdi  sayfalara dokunarak okumak uzun zamandır kurduğum bir hayalimdi. Bazen kitabın o güzel ve anlamlı kapağına bakıp bakıp "İnanamıyorum! Yabancı'yı kitap halinde okuyorum." demişliğim dahi var. Her ne kadar Yabancı'nın bende ayrı bir yeri olsa da objektif bir şekilde yorumlamak istiyorum. 

Acı benim içimde miydi yoksa acı içinde miydim, bilmiyordum ama bir katil, her şeyi yakacak olan o yangını benim ruhumda başlatmıştı.

2 Nisan 2016 Cumartesi

Labirent Alev Deneyleri- James Dashner || Kitap Yorumu


Labirent bulmacası çözülünce her şeyin sona ermesi gerekiyordu… 
Thomas, Labirent'ten kaçışın tüm Kayranlılar için özgürlük anlamına geldiğini düşünmektedir. Fakat İsyan'ın işi henüz bitmemiştir. İkinci Aşama daha yeni başlamıştır: Alev Deneyleri. 
Kural yok. Yardım yok. Ya başarırsın ya ölürsün. 
Güneş ışınlarından en fazla etkilenen bölge olan Alev'i geçmek için iki haftaları vardır ve İsyan, işlerini zorlaştırmak için karşılarına binbir türlü tehlike çıkarmaya hazırdır.
Arkadaşlıklar sınanacak. Sadakat sorgulanacak. Hiçbir şey kesin değil! 
Kayranlılar önlerine çıkan tüm tehlikelerle yüzleşmeye hazır olsalar da kurtuluşun tek yolu diğerlerini yok etmekten geçiyor olabilir.

"Nefes kesici, sinematografik bir macera." 
-Publishers Weekly-

27 Ekim 2015 Salı

Labirent:Ölümcül Kaçış - James Dashner || Kitap Yorumu

  Herkese merhabalar!
  James Dashner'ın kaleme aldığı Labirent:Ölümcül Kaçış kitabı benim Yazılı Anlatım dersi için ödevimdi. Evet yanlış görmediniz,bu kitap benim ödevimdi. Ders için bize Goodreads'te bir kitap listesi verilmişti ve tüm kitaplar da birbirinden güzeldi,üstelik ben daha ağır kitaplar bekliyordum. Serinin filmlerine giden arkadaşlarım öve öve bitiremeyince kitabı okuma listeme almıştım zaten. Hocanın verdiği listede olduğunu da görünce hemen bu kitabı seçtim. Öncelikle kitabın konusunu hemen vereyim.

6 Ekim 2015 Salı

Kış Bahçesi - Kristin Hannah || Kitap Yorumu

Merhabalar
Nihayet Kış Bahçesi'ni bitirebildim ve yorumu yazmak için kollarımı sıvayıp bilgisayarın başına geçmiş bulunmaktayım. Malum artık üniversiteye başlamanın telaşı, okula gidip yorucu günler geçirmem, araya bayram falan girdi derken kitabı okuyamadım bir türlü. Yarın kütüphaneye teslim etmem gerekmese daha da yavaş okurdum herhalde. Neyse bu kadar lakırdı yeter. Hemen kitabımızın arka kapak yazısını veriyorum.

BAZEN ANNENİN GEÇMİŞİNE BİR KAPI ARALADIĞINDA KENDİ GELECEĞİNİ BULURSUN.