Colleen Hoover etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Colleen Hoover etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2019 Cumartesi

It Ends With Us - Colleen Hoover | Kitap Yorumu



  It Ends With Us, yorumlara baktığımda Colleen Hoover'ın en beğenilen kitabı diyebilirim. Dolayısıyla ben de epey merak ediyordum. Sonunda kendimi okumaya hazır hissettim ve okudum. Ve şimdi kalbimi bıraktığım bu kitabın yorumuyla birlikteyiz. Kalbimi inciteceğini daha önce okuduğum yorumlardan dolayı biliyordum ama gerçekten bu kadar etkileneceğimi bilmiyordum. Bu kadar beni ağlatacağını bilmiyordum. Kafamdan atamıyorum kitabı bir türlü.
 Kitap, Lily'nin ağzından anlatılıyor. Lily babasının annesine yaşattıkları yüzünden zorlu bir ailede büyüyen, annesini babasından  ayrılmadığı için içten içe suçlayan bir kızken yıllar sonra kendini benzer bir durumun içinde buluyor. Ryle ile başta mükemmel giden bir ilişkileri varken zamanla Ryle'ın başka yönlerini de görmeye başlıyor. Tabi bir de yıllar sonra karşısına çıkan ilk aşkı Atlas var. Kabul, kitabın konusuna baktığınızda aşırı klişe duruyor. Evlendikten yıllar sonra kayıp ilk aşkına rastlayan ve bir bocalamanın içine düşen bir kadının hikayesini okuyacağımı düşünmüştüm ben de. Ama kitap bu tarz bir klişe romantik kitaptan çok daha fazlası. Sadece hikayenin iskeleti bir klişe üzerine oturtulmuş, o kadar. Bunun dışında kalan kısmı daha önce hiçbir kurguda rastlamadığınız türden. Ryle bana kalırsa hikayenin kilit karakteriydi. Yazar kolaya kaçıp Ryle'ı hakkında kesin bir hükme varabileceğimiz kadar düz bir karakter olarak yazabilirdi. Ama kitabın en çok iç burkan kısmı da aslında Ryle'ın çok daha komplike bir karakter olması. Kitabı okuduğunuzda belki de kendinizi o kınadığınız kadınlar gibi düşünürken bulacaksınız. Ben kendimi öyle buldum şahsen. İşte bu yüzden kitap okumayı seviyorum. Farklı bakış açılarından olaya bakmanızı sağlıyor. Hayatlarını yargıladığınız insanların yerinde olsaydınız belki de tıpkı onlar gibi düşünebileceğinizi gösteriyor. Kitabın anlatmak istediği, vermek istediği bir mesaj var. Yazarın son kısımdaki notunu okuduğunuzda aslında anne ve babasının hikayesinden oldukça fazla etkilenip bu tarz bir hikaye kaleme aldığını görüyorsunuz. Bazen ilişkilerde olmaması gereken şeyler oluyorsa "Neden ayrılmıyorlar ki?"diye yargılarız. Çünkü dışarıdan ahkam kesmek kolaydır. Ama ilişkiler iki kişi arasında yaşanır ve o kişilerden biri olmadığımız sürece gerçekten ne yaşadıklarını, nasıl bir durumda olduklarını bilemeyiz. Ve kimseyi o iyi bu kötü şu şöyle bu böyle diye belli kalıpların içine sokamayacağımızı bir kez daha anladım. Hatta kitapta en çok hoşuma giden sözlerden birisiydi bu: "Kötü insan diye bir şey yok.Sadece bazen kötü şeyler yapan insanlarız."

  Ryle konusunda gerçekten çok ama çok üzüldüm ve yazara ona böyle bir rol biçtiği için çok kızdım. Ama sonra o epilogu okuduğumda yazarın tıpkı ondan yapmasını beklediğim gibi Ryle hakkında yazdıklarını silip yeniden düzeltmek istediğini ama realistik bir kitap yazmak istediği için bu şekilde yazdığını okuyunca yazarı da anladım.  Kendi babasından gördüğünü gerçek hayat olarak gördüğü için  Ryle'a biçiyordu. Son kısımda Lily'nin Ryle'la yaptığı konuşma beni bitirdi. Gözyaşlarıma engel olamadım. Bak şu an o sahneyi hatırladım hala gözlerim doluyor. Ancak daha sonra Atlas'lı kısım beni çok sinirlendirdi. Bence o kısım hiç olmamalıydı ve kitap orada bitmeliydi. Neyse ben son kısımda ağladıktan sonra yazarın annesiyle babasından bahsettiği kısımda ve kitabı nasıl şekillendirdiğini yazarken ne düşündüğünü anlattığı kısımda bir posta daha ağladım. Çünkü çok duygu dolu bir yazıydı.

It Ends With Us, gerçekten insanların bahsettiği kadar varmış. Bana göre çok etkileyiciydi. Colleen Hoover'ın kitaplarını gerçekten çok seviyorum. İlk başta klasik bir aşk hikayesi yazdığını sanıyorsunuz ama sonra kitaba bir öyle bir dokunuş yapıyor ki kitaba hayran kalmanızı sağlıyor. It Ends With Us'ın film olacağını duyunca sevinmiştim ama şu an olmasa mıydı acaba diye düşünüyorum. Çünkü kalbim bu hikayeyi bir de film versiyonunu izleyerek kaldırabilir mi emin değilim.  Neyse blogda film yorumunu da yazacağım günleri görürüz inşallah.
 Hoşçakalın!

15 Eylül 2018 Cumartesi

All Your Perfects- Colleen Hoover | Kitap Yorumu


Herkese Merhaba,
 Uzun zamandır elim hiçbir kitabı okumaya gitmiyordu ta ki tesadüfen Colleen Hoover'ın son kitabına rastlayana kadar. Sırf meraktan indirdim. Sadece kitabı anlayıp anlayamadığımı test edecektim. Tamamen bir ön yargıyla başladım, muhtemelen birkaç sayfa okuyacaktım ve İngilizcemin hiçbir zaman Colleen Hoover okuyacak kadar gelişmemiş olacağına kanaat getirip indirilen ama okunmayan kitaplar arasında duracaktı. Ancak ilk bölümde çok değişik bir tanışma şekli okuduktan sonra neler olacağını çok merak ettiğim için kitabı okumayı bırakamadım. Zaten aşırı zor bir İngilizcesi de yoktu. Nasıl anlatsam ortalama bir İngilizceniz varsa kitabı anlarsınız. Bilmediğiniz sözcükler elbette olur ama onu da hemen sözlükten bakarsanız bence kitabı gayet okuyabilirsiniz. Bu arada hiç anlamıyorum yayınevleri nasıl Colleen Hoover'ı çevirmez? Kadın romantizmin  kraliçesi resmen.

25 Haziran 2018 Pazartesi

Never Never (Asla Asla) - Colleen Hoover &Tarryn Fisher | Kitap Yorumu


I may not remember anything about her, but I would bet her smile was my favorite part of her.
Onun hakkında hiçbir şey hatırlamayabilirdim ancak bahse girerim gülüşü en sevdiğim yanıydı.

  Herkese Merhaba
  Colleen Hoover ve Tarryn Fisher benim beğendiğim iki yazar. İkisinin bir araya gelip bir kitap yazması da haliyle beklentimi tavan yaptı. Düşünsenize bu türde en beğendiğim iki yazar bir araya gelmiş ve ortak bir kitap yazmışlar. Düşük bir beklentimin olması mümkün olabilir miydi? Ancak daha sonra kitabın Türkçeye çevrilmesinden sonra hakkında çok fazla olumsuz yorum okudum.Herkes hayal kırıklığına uğradığından bahsediyordu.

15 Şubat 2018 Perşembe

Ya Hiç Gelmeseydin - Colleen Hoover | Kitap Yorumu


  Colleen Hoover'ı genel olarak sevdiğim için genelde kitaplarını okumaya çalışırım. Ya Hiç Gelmeseydin, aslında Çarpılma serisinin 2. kitabı. Yazarın kitaplarının çevrilmesinden ümidi kestiğim bir ara bir baktım ki 2.kitap çoktan çıkmış bile. Ancak gelin görün ki ilk kitabı ana olayı dışında belli belirsiz hatırlıyordum. O yüzden bir süre cesaret edememiştim başlamaya. Bu kitapta ara sıra okuyucunun unutmuş olma ihtimaline karşı eskiye dönük hatırlatmalar mevcuttu ki bu benim çok işime geldi. Ve bu sefer erkek karakterimiz Will'in ağzından dinliyoruz yeni olayları.

22 Haziran 2016 Çarşamba

Umutsuz - Colleen Hoover || Kitap Yorumu



Hayatta insanı yere yıkan şeyler birer sınavdı, pes edip yerde kalmakla silkelenip yere düşmeden önce durduğundan daha dik bir şekilde ayağa kalkmak arasında bir seçim yapmaya zorluyorlardı.

  Umutsuz, uzun zaman önce okunmaya yeltenip okuyamadığım bir kitaptı. Öğrendim ki beyin tamamlanmamış şeyleri tamamlamak istermiş. Hatta bu eğilime Zeigarnik etkisi diyorlar. Ben de bu etkiyle kitabı tamamladım. Öncelikle Colleen Hoover'la tanışmamış bir okuyucuysanız bu kadının kitaplarına bayıldığımı bilmenizi isterim. Tipik bir Colleen Hoover kitabında önce gülerken sonra kendinizi ağlarken bulabilirsiniz. Kendisi aşk ve dramı hafif komediyle harmanlayıp bizlere sunmayı çok iyi becerir. Olayların kurgusu ve kaleminin güzelliği de size kitabı öyle bir sevdirir ki...

13 Ekim 2015 Salı

Çarpılma-Colleen Hoover || Kitap Yorumu

Merhabalar
Yine bir Colleen Hoover kitabını yorumluyorum:Çarpılma. Colleen Hoover ne yazsa okurum bu saatten sonra. Anlatımındaki şiirsellik, derinliği olan cümleler ve klişeleri klişe olmaktan çıkaran olayları ile yazar gönlümde taht kurdu. Çarpılma aslında klişelerle dolu diyebiliriz ama ben yine de beğendim. Kitabın en büyük artısı akıcı olmasaydı, ne ara bittiğini anlamadım bile.  Hemen kitabın tanıtım yazısıyla bu güzel kitabın konusuna bir giriş yapalım.
AŞKI ŞİİR TADINDA MI YAŞAMAK İSTERSİN...YOKSA KALBİNİN DERİNLİKLERİNE İŞLEYEN BİR ACIYLA MI?

29 Eylül 2015 Salı

Çirkin Aşk-Colleen Hoover || Kitap Yorumu


Merhabalar!
Uzun bir aradan sonra yeni bir kitap önerisiyle geri döndüm:ÇİRKİN AŞK. Uzun zamandır çeviriden çıkmasını beklemiştim, kitabın filminin falan da çıkacağını öğrenince daha da merak etmiştim. Ve nihayet okuyanlar kervanına ben de katılmış bulunmaktayım. Çıtamı çok yüksek tutarak okuyunca ilk başlarda biraz hayal kırıklığına uğradığımı itiraf etmek zorundayım ama sonraları okudukça bazı klişelerin altı öyle güzel dolduruldu ki beklentilerimi boşa çıkarmadı diyebilirim.
 Kitapta iki ayrı hikaye var ve bu ayrı hikayeler bir noktada birbirine bağlanacak. Bu bağlantıda altı sene önce yaşadıklarının Miles'ın gizemli taraflarını aydınlatmasıyla sağlanıyor.