4 Şubat 2020 Salı

The Light in Your Eyes Dizi Yorumu

  Öncelikle Merhaba,
  Eğer blogumu takip eden biriyseniz izleyip yorumladığım Kore dizilerinin genellikle en popülerleri olduğunu bilirsiniz. Bilmiyorsanız da artık biliyorsunuz, artık bu müthiş gerekli  bilgiyle ne yapacağınız size kalmış. Neyse işte ben sadece en popüler oyuncuların bulunduğu, en konuşulan dizileri izlemeyi tercih ediyordum ama mesela Memories of The Alhambra olsun Touch Your Heart olsun hayal kırıklığı olarak gördüğüm diziler oldu. Anladım ki her zaman popülariteye kanmamak lazım. Geçenlerde de yabancı bir bloggerın The Light in Your Eyes'tan çok beğenerek bahsettiğini görünce üstüne bir de 12 bölümlük kısa bir dizi olduğunu fark edince bu diziyi izlemeye karar verdim.
  Diziyi öneremem. Çünkü önerdiğim zaman eminim ki beğenmeyen bir kitle olacaktır. Özellikle 18 yaş ve altı genç jenerasyonun diziden aradığını bulamayacağını düşünüyorum. Bana uyup da izlerseniz muhtemelen beni zevksizlikle suçlayacaksınız. Çünkü bu yaş grubu genellikle salt romantizm izlemekten zevk alıyor ve sabırsız. Benim de sıkıldığım yerler oldu ne yalan söyleyeyim. Ama büyük resme baktığım zaman dizi beni tatmin etti. Sabredip sonuna kadar izleyenleri büyük bir sürpriz bekliyor.Duygusal zekanıza güveniyorsanız, yaşımdan daha olgunum diyorsanız ya da biraz görmüş geçirmiş bir insansanız o zaman diziyi beğenebilirsiniz.

30 Ocak 2020 Perşembe

Genç Bir Doktorun Anıları- Mihail Bulgakov | Kitap Yorumu

  Genç Bir Doktorun Anıları'nın genel olarak beğenilen bir kitap olduğunu biliyordum ama ben gerçekten bu kadar beğeneceğimi de düşünmemiştim. Bir kere çok akıcı bir kitaptı, bir solukta okudum. Üniversiteden yeni mezun olup bir köye görevlendirilen henüz 24 yaşında bir doktorun anılarını okuyoruz. Doktor, dereceyle mezun olmuştur ama teorik bilgiyle pratiğin bambaşka şeyler olduğunu anlamasıyla sudan çıkmış balık gibi hisseder kendini. Yani bir de düşünüyorum. 1900'lerin başında geçen bir kitap ama yıl olmuş 2020 hala çoğu üniversite mezunu genç aynı şekilde hissediyor kendini. Doktorun ne yapacağını bilmediği ama diğer personele karşı itibarını kaybetmek istemediği için yaptığı şeyler kitabın beni güldüren kısmıydı. Aramızda kalsın kendi alanımda bilmediğim bir konu olunca ben de bu taktikleri deniyorum. Ayrıca Rus köylülerinin sağlık konusundaki  batıl inançlarını, cahilliklerini okuyunca insanların yıllar geçse de asla değişmediğini bir kez daha anladım. Çünkü bu tarz tutumlar hala var.

21 Ocak 2020 Salı

Olağanüstü Bir Gece - Stefan Zweig | Kitap Yorumu

Herhalde şu kitap kadar karşıma bu kadar çok çıktığı halde sürekli okumayı ertelediğim başka bir kitap olmamıştır. Sanırım bunun bir sebebi insanların Stefan Zweig kitapları arasında daha az beğendiğini belirtmesiydi. Ancak ben çok fazla sevdim. Öncelikle her seferinde Zweig'ın nasıl bu kadar kısa bir hikayeye böyle derin anlamlar sığdırabildiğine şaşırıp kalıyorum. Yine ele aldığı konu muazzam, bu konuyu işleme şekli muazzam, anlatım gücü muazzam!
Olağanüstü Bir Gece, istediği her şeyi elde etmiş, zengin, elit bir kesimden bir adamın aslında hayata karşı ne kadar kayıtsız, heyecansız olduğunu fark etmesiyle başlıyor. Hepimizin uğruna çabalayıp durduğu bir hayata sahip olan bu adam adeta ruhsuz bir şekilde geziniyor. İç dünyasında kendini ve insanları gözlemlemekle meşgul. - Zenginlerin derdi de böyle oluyor.- Bir pazar günü öğle vakitlerinde bir at yarışını izlemeye gidiyor ve bundan sonra gelişen altı saatte nasıl yaşama döndüğünü okuyoruz. Açıkçası Zweig'ın daha depresif bitişlerine alışık olduğum için böyle bir son beklemiyordum. İçinde geçen cümleler zaten çok güzeldi. Karakterimizin iç dünyası yine çok güzel yansıtılmıştı. Biz sıradan insanların bir sayfada açıklayabileceği bir ruh durumunu yazarın iki cümleye sığdırabilmesi beni mest etti. Alıntıları not ettim tabiki. Bu güzel kendini bulma yolculuğunu okursanız beğeneceğinizi düşünüyorum.

7 Ocak 2020 Salı

When The Camellia Blooms Dizi Yorumu


  Merhaba herkese,
  Bugün When the Camellia Blooms'u masaya yatırmak enine boyuna bu dizi hakkında konuşmak istiyorum. Fark ettim de seveceğimi sandığım dizileri beğenmiyorum  ama tam tersi ben bunu sevmem dediklerimi de seviyorum. Peki Camellia'yı sevdim mi? Evet, hem de çok. 

İlk olarak dizinin şu tanıtımını görüp gerçekten beğenmeyeceğimi düşünmüştüm. 

Çiftin arasındaki yaş farkına takıldım yine galiba. Kadın, adamdan küçük olmalı takıntım var da benim. (Hemen kızmayın, takıntı işte.) Bir de basit bir aşk dizisi sandım. “ Üf ne izleyeceğim ya aman, başka dizi mi yok “ diyip geçiştirmiştim. Sonra baktım millet çok beğenmiş. Tabi ben yine izlemeyi düşünmüyorum. Hyun Bin'in yeni dizisini izleyecektim ama baktım ki daha 2 bölümü yayınlanmış. Bölüm beklerken diziyi unutuyorum, hislerim soğuyor. Canım da dizi izlemek istiyor. Aman neyse öylesine açıp izleyeyim şu Camellia'yı dedim ve diziye bayıldım. Bu da benim için bir sürpriz oldu. Çünkü ben gerçekten bu kadar iyi bir dizi olacağını tahmin etmemiştim.

31 Aralık 2019 Salı

2019 Favorilerim | Kitap, Film, Dizi, Belgesel, Cilt Bakımı...


 2019'un son gününden herkese merhaba,
 Blogda yeni bir gelenek daha başlatıyorum ve her yıl sonu böyle favorilerimi yazmaya karar verdim. Lafı uzatmadan hemen benim için bu yılın favorilerine geçiyorum.

2019 Yıl Sonu Kitap Mimi

Yılın son gününden herkese merhaba,
Okurix, çok güzel bir yıl sonu kitap mimi başlatmış. Ben de katılmak istedim. Yalnız gönül isterdi ki şöyle dolu dolu kitap okuyabilseydim. 2019, benim için çok yoğun geçen bir yıl olduğu için özellikle yılın ilk yarısı çok az kitap okuyabildim. Geri kalan yarısında da genellikle çok kalın ve sindirilerek okunması gerektiğini düşündüğümden çok zamanımı alan kitaplar okudum. Sonuç olarak çok az kitap okuyabildim malesef.

2019 ve Ben | Neler Oldu?

  Herkese Merhaba,
  2020'ye girerken geçen sene yazmayı çok sevdiğim" 2018 ve Ben" yazısından sonra bunu tekrar yapmak istedim. Böyle bir geleneğe dönüşsün istedim. Çünkü bazen açıp geçen yılın yazısını okuyorum ve geçen yıl endişelendiğim şeylerin şu an hiçbir öneminin olmadığını görerek içimi rahatlatıyorum.
  2019 benim için nasıl bir yıldı derseniz hiç öyle macerayla, gezmeyle tozmayla geçen bir yıl değildi. Daha çok ektiğim tohumları meyve olarak topladığım bir yıldı ki bu benim için çok daha değerliydi. 2019'a girerken bu yılın hayatımda kilit bir rol oynayacağının farkındaydım. Hatta kendi kendimi buna inandırmıştım. "2019 benim yılım olacak." diye içten içe tekrar ediyordum. Neden mi? 19 sayısı hayatımda hep bir şeylerin dönüm noktası olmuştur. Bu işin angarya kısmı tabiki. 😂Biliyordum ki hayatımda çoğu şeyin değişeceği veya değişmesi için temellerini atacağım yıl bu yıl olacaktı. Gerçekten çok kararlıydım ve bu yolda çok iradeli ve sabırlı davrandığımı düşünüyorum. Elimden geleni yapıp duamı ettim ve gerçekten hayatımın hem en zor hem de en güzel zamanlarını yaşadım. Bir de çoğunluk 2019'un ne kadar kötü bir yıl olduğundan bahsediyor ama ben de tam tersi. Ben 2019'u sevdim. Yine inşallah ölmez sağ kalırsam 2020 de hayatımın bir başka dönüm noktası olacak ve çoğu şey değişecek.