5 Haziran 2016 Pazar

Her Şeyin Başı: Sağlık


Merhaba arkadaşlar!
Şu an şu dakika blogumda artık yeni bir akım başlatmış bulunuyorum.Aslında bir önceki yazımda böyle bir şey yapacağımın sinyallerini vermiştim. Daha önceki yazılarımın başında kendimi anlatmaktan yazının esas konusuna geçiş yapamıyordum. Baktım bu böyle olmayacak. Vakitsiz Kelimeler etiketi altında artık kişisel yazılar da yazmaya karar verdim.İlk olarak da son zamanlarda sürekli bir rahatsızlıklarla,hastalıklarla boğuştuğumdan sağlık konusu hakkında bir yazı yazmak istedim.
Günlük hayatın rüzgarına kapılıp rüzgarda sağa sola savrulup duran birer yaprak gibiyiz. Kendimize göre isteklerimiz, arzularımız var. Herkes bir şeylerin peşinde. Tek bir şeye odaklanıyoruz çoğu zaman, kapılıp gidiyoruz rüzgara. Kimi zaman da rüzgarın rotasına sinirleniyoruz. Önce rüzgarda savrulan yeşil bir yaprakken sonra rüzgar diniyor. Yere düşüyoruz ve sararıyoruz. Birden fark etmeye başlıyoruz kendimizi. Çünkü yolunda gitmeyen bir şeyler var. Ne ara yeşil renkli bir yaprakken sararan bir yaprağa döndük? Halbuki biz hep yeşil kalırdık, bize bir şey olmazdı. Aslına bakarsanız yeşil olduğumuzu da sararınca anlıyoruz. Sararmadan bir zamanlar yeşil olduğumuzu anlamıyoruz. Anlayamıyoruz malesef.

4 Haziran 2016 Cumartesi

Amelie Film Yorumu


Merhabalar
Sonunda bloguma dönüş yapabildim. Final haftasıydı, şuydu,buydu derken o kadar yoğun günler geçirdim ki kendimi buralara zor attım. Yaza girdiğimiz bu günlerde yeni kararlar aldım, kendime bir yapılacaklar listesi yaptım ve onlardan bir tanesi de blogda kişisel yazılar yazmaya başlamak oldu. Her yorum öncesi burada içimi dökmeye çalışmak asıl konuya girmemi engelliyor. Şu an Şekil A da olduğu gibi.
Arkadaşlar bende yalan yok. Amelie'yi sırf her yerde repliklerini,film karelerini gördüğüm için ortamlarda cahil kalmamak adına izledim.Peki sonuç? Amelie izlerken gerçekten ilham aldığım bir film oldu. Tıpkı Amelie gibi insanlara yardım ederek onların mutluluğuyla mutlu olmayı denedim.Gerçekten de işe yarayan bir yöntem olduğunu fark ettim. Mesela birkaç kıza final haftasında canımdan bezerek yazdığım notlarımı verdim hiç ağız burun bükmeden. Tabi bu kızların iyi niyetine inanmasam hiçbir şekilde vermezdim. Sonra karşılık beklemeden kendimden ödün vererek insanların hoşuna gidecek şeyler yaptım. Kendi hayatım yolunda gitmezken başkalarının hayatını bir parça iyi hale getirebildim ya işte bu gerçekten iyi hissettirdi. Sen mutlu olamıyorsan başkasının mutluluğuna vesile ol eninde sonunda mutlu olacaksın. Film sayesinde edindiğiniz en büyük çıkarım bu oluyor.

18 Mayıs 2016 Çarşamba

2016 Eurovision Birincisi : Jamala - 1944


2016 Eurovision Ukrayna

Herkese Merhabalar!
  Hiç aklımda böyle bir Eurovision birincisiyle ilgili yazı yazma planı falan yoktu. 2016 Eurovision'u izlemedim bile. Ancak her yerde yarışmada birinci olan şarkının Türkçe sözleri olduğu, kazanmış kadar olduk tarzında haber başlıkları görünce merak edip şarkıyı dinledim. 1944 adlı şarkı Kırım Tatarlarının sürgününü konu alıyor. Gerçekten şarkıyı dinledikten sonra tüylerim diken diken oldu. Mükemmel bir şarkı olmuş.! Özellikle şarkının sonlarına doğru olan o ağıt kısmına bayılıyorum. O ağıtta çekilen tüm acılar yankı buluyor sanki. Jamala o kadar içinden gelerek söylüyor ki şarkıyı söylerken ara sıra içli sesler çıkarıyor.

12 Mayıs 2016 Perşembe

Gurur ve Önyargı - Jane Austen | Kitap Yorumu

Jane Austen Gurur ve Önyargı

Merhabalar!
  Herkesin kalbini fethetmiş bir klasik olan Pride&Prejudice Türkçe çevirisiyle Gurur ve Önyargı bu yazımın konusu. Başlıkta kitap yorumu dediğime bakmayın, kendi halinde bir okuyucu olarak naçizane fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Yoksa elbette ki 200 yıllık bir efsaneyi yorumlamak benim harcım değil. Şu an o kadar çok düşünce saldırıyor ki zihnime... Şunu da yazayım şuna da yer vereyim diye kafamda yazı planını oluşturmaya çalışıyorum. Durum böyle olunca ben de ilk defa tarzımın dışına çıkarak başlıklar altında bir yazı yazmaya karar verdim. Şimdi lütfen  derin bir nefes alın, verin. Daha sonra yazımı okurken dinlemek üzere hemen alttaki videoya tıklayın. Müzik eşliğinde güzel bir konsept yakaladık ve hazırsanız başlıyoruz!

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Bir Başka Mavi - Amy Harmon | Kitap Yorumu


TERSYÜZ'ün yazarından, hiç kimsenin "birisi" olmasının... alışılmadık bir dostluğun, umudun iyileşmeye ve kefaretin aşka dönüşmesinin hikâyesi.

Blue Echohawk kim olduğunu bilmiyordu. Gerçek adından ya da doğum gününden bihaberdi. İki yaşında terk edilmiş, bir başıboş tarafından büyütülmüş ve on yaşına kadar okul yüzü dahi görmemişti. On dokuz yaşına geldiğinde, yaşıtları üniversiteye ya da yeni hayatlarına doğru giderken, Blue hâlâ lise son sınıftaydı. Annesiz, babasız, inançsız ve geleceksiz Blue Echohawk aynı zamanda zorlu bir öğrenciydi. Sertti ve kendi bildiğini okuyordu. Ayrıca son derece çekiciydi. Yani, genç bir İngiliz olan ve sorun çıkaranları kanatları altına almaya meyilli ve Blue'yu çözmeye kararlı tarih öğretmeninin tam tersiydi.

Âşık olmak, kim olduğunuzu bilmediğinizde zor olabilir. Kim olduğunu ve sizinle neden birlikte olmaması gerektiğini tam olarak bilen birine âşık olmak ise imkânsızdır.

30 Nisan 2016 Cumartesi

Severek Dinlediğim 10 Fransızca Şarkı



  Merhaba Arkadaşlar!
  Çok uzun zamandır film,kitap yorumu derken blogumun amaçlarından biri olan müzik paylaşmayı ihmal ettiğimi fark ettim. Müzik dinlemek her zaman çok sevdiğim bir şey. Hatta bu müzik aşkımdan dolayı sol kulağımla ilgili sorunlar yaşıyorum. Siz siz olun kulaklıkla müzik dinlerken çok fazla ses seviyesini yükseltmeyin. Son ses müzik dinlemek çok güzel bir şey ama sonunuz bana benzeyebilir. Uyarması benden!
  Bugün  dinlemeyi sevdiğim Fransızca şarkıları paylaşmak istedim. Fransızca kulağa hoş gelen bir dil. Aynı zamanda öğrenmesi çok zor bir dil ama zaten öğrenmek gibi bir çabam da yok açıkcası. Fonetiği hoş olan bu dilin müziklerine geçelim isterseniz.

29 Nisan 2016 Cuma

Yağmurla Gelen Mutluluk - Amber L. Johnson || Kitap Yorumu

Puddle Jumping

2014 Goodreads en iyi genç yetişkin kitabı adayı

Yağmurla Gelen Mutluluk, farklılıkların aslında ne kadar abartıldığını ve sevginin karşısında hiçbir şeyin duramayacağını bir kez daha gözler önüne seriyor...

Söz konusu aşksa, sıradan diye bir şey yoktur. Herkes Colton Neely'nin özel olduğunu düşünüyordu. Lilly Evans ise büyüleyici olduğunu...

Çocukluk arkadaşlarıyken bir kaza yüzünden yolları ayrılmıştı. Yıllar sonra buluştuklarında ise Lilly, Colton'ın ne kadar özel olduğunu ve onu daha fazla tanımak istediğini keşfedecekti. Ve Colton'ı tanıdıkça, ona daha çok bağlanacaktı.

Ancak Lilly, sevgisini kelimelerle ifade etmekte dahi zorlanan bu çocukla ilişkisini dilediği gibi yürütebilecek miydi?

"Bir gün oğlumun yaşamasını isteyeceğim türden bir aşk hikâyesi."
-Qwen Salsbury, Çoksatan The Plan kitabının yazarı-

  Merhabalar Arkadaşlar! 
  Yağmurla Gelen Mutluluk benim için  farklı bir konuya eğilen değişik bir kitap olmayı başardı. Kitabı dün itibarıyla bitirdim fazla arayı açmadan yorumumu bloga girmek istedim. Düşüncelerim biraz karışık ama bunu yazıma çok fazla yansıtmak istemiyorum. Üstelik bu yazıyı yazarken sol kulağım bana işkence ediyor ama yılmadım,blogdayım.