26 Mayıs 2018 Cumartesi

Cümle Kapısı - Nazan Bekiroğlu | Kitap Yorumu


  Cümle Kapısı içinde denemeler bulunduran bir Nazan Bekiroğlu kitabı. Cümle Kapısı'nda zindanlar, hapisler,intihar,ihanet gibi çeşitli konularda denemeler var. Yazarın edebi yönünü o kadar beğeniyorum ki bu kitabı okurken de ruhum edebiyata doydu resmen. Bu nasıl bir kalem gücü? Kitabı okudukça yazmanın insana doğuştan verilmiş bir yetenek olduğuna iyice inanmaya başladım.

20 Mayıs 2018 Pazar

İncir Kuşları - Sinan Akyüz | Kitap Yorumu



  Bir ara televizyonda kısa bir belgesel halinde yayınlanan Srebrenitsa Katliamı'nı izlemiştim ve gerçekten çok etkilenmiştim. Malesef o kadar acımasız bir dünyada yaşıyoruz ki hepsinin bir karşılığı olduğuna inanmasam gerçekten yaşanmaz diyeceğim. İncir Kuşları,  bir insanlık ayıbını anlatıyor. Üstelik öyle çok eski bir tarih de değil. 1992-1995 yılları arasında medeniyetin göbeği olarak görülen Avrupa'da meydana gelen bir soykırımı anlatıyor. Cidden bu kadarını da yaptıklarını bilmiyordum. Bazı satırları okurken "Bunu da yapmış olamazlar artık."dedim. Hani özellikle düşünsem aklıma gelmeyecek kötülükler, tecavüzler, işkenceler... Tek kelimeyle korkunç! 

10 Mayıs 2018 Perşembe

İkna- Jane Austen | Kitap Yorumu


 

"Oysa şimdi iki yabancı gibiydiler. Hayır bu yabancı olmaktan da beterdi, çünkü hiçbir zaman yeniden tanışamazlardı. Sonsuza kadar sürecek bir yabancılaşmaydı bu."

 Günlerden bir gün yine kütüphanede okuyacak kitap ararken Jane Austen rafının aniden gözüme çarpmasıyla Gurur ve Önyargı tadında bir şeyler okumak isteyerek elim İkna'ya gitti. İkna, fikrimce Jane Austen'ın kitapları arasında en gölgede kalmış olanı olabilir. Ama merak bu ya işte ben de okumaya başladım. Kitaptan çıkardığım en büyük sonuçsa 1800'lerin İngiltere'sinde doğmadığım için şükretmek oldu. Gerçekten bu nasıl bir yaşam tarzı dedim. Soyluluğa, paraya, mevkiye, güzelliğe kafayı takmış insanlar, yapacak işi olmadığı için sürekli ev ev dolaşıp dedikodu yapan kadınlar, eş bulmak için döndürülen oyunlar,cilveler bilmem neler daha neler neler... Bir an önce kitabı bitirmek istedim. Jane Austen'a ise bu noktada bir şey diyemem. Çünkü besbelli kadın çevresinde olup bitenleri kitaba yansıtmış, o dönemin özelliklerini önümüze sermiş.

12 Nisan 2018 Perşembe

Tan Yeri Zifir - Merve Özcan | Kitap Yorumu




  Biliyorsunuz ki uzun zamandır kitap okumaya vakit bulamıyordum ve sonunda bunu Tan Yeri ile aştım. Merve Özcan'ı Haramdan Sakın serisiyle tanıdıktan sonra bundan sonra kaleme alacağı kurguları çok merak ediyordum. Ancak Tan Yeri gibi bir kurguyla karşımıza çıkacağını hiç beklemiyordum ve bu benim için bir sürpriz oldu diyebilirim. Kitabı ilk okumaya başladığımda hiçbir şey anlamadım. Kafamda sadece kitabın nerede ve ne zaman geçtiği ile ilgili soru işaretleri vardı. Bir süre sonra kafamda taşlar yerine oturdu ki eminim kitabı okuyan çoğu kişi bunu yaşamıştır. Karşınızda daha önce hiç okumadığınız bir tarzın olduğunu anlayacaksınız. Yabancı yazarlardan distopya tarzı kitap okumaya ya da film izlemeye çok alışkınım. Ancak bunu İslami bir çerçevede, Kaplan Türkleri adı altında bize uyarlamak gerçekten kolay bir iş olmasa gerek. Hatta yazınca bile alışık olmadığımızdan olsa gerek bir tuhaf geliyor. Kitabı okuyunca ise diyorsunuz ki : “ Vay be! Demek ki böylesi de olabilirmiş.” 

Not: Seni Hala Seviyorum – Jenny Han | Kitap Yorumu




  Bu seriyi gerçekten seviyorum. Aslında düşününce o kadar da harika gelmiyor ama seviyorum işte. Çünkü diğer kitaplardan farklı olarak çok samimi bir anlatımı var. Klişe olaylar var ama yazarın kitapta oluşturduğu samimi atmosfer bunu görmezden gelmenize neden oluyor. Bir genç kızın hayatını okurken aynı zamanda aile ilişkilerini, kardeşliği, arkadaşlığı, aşkı okuyoruz. Kitap hayata dair küçük küçük dokunuşlar yapıyor. İlk kitap bittiğinde de yine bu hislere kapılmıştım ve 2.kitabı merakla beklemeye dayanamayıp 50 sayfa kadarını kitabın orijinal dilinde okumuştum. Sonra işler başımdan aşkın olunca zaman ayıramadım bunu yapmaya. Neyse sonunda kitabı okudum ve gerçekten karakterleri özlediğimi fark ettim. Lara Jean'i hep kendimle özdeşleştiriyorum. Çünkü gerçekten düşünce yapısı olarak çok fazla ortak nokta buluyorum. Hep diyorum benim Amerika'da yaşayan halim gibi.🙃 Belki de seriyi sevmemdeki en büyük etken bu olabilir. 

30 Mart 2018 Cuma

BLOGGER DİRENİŞİ | Güncel Kalabilen Kitap Blogları


 Herkese Merhabalar!
 Bugün her zamankinden farklı bir yazı yayınlıyorum. Başlıktan da anlayacağınız konumuz blogger direnişi !

  Bir gün maillerimi  kontrol ederken Kitapların Senfonisi blogunun sahibi Büşra'dan bir mail gördüm. Kendisi kitap bloglarını canlandırmak için bir etkinlik başlatmış. Öncelikle gerçekten fikrine bayıldığımı söylemeliyim. Zaten uzun zamandır blogların bookstagram karşısında kan kaybetmesine üzülüyordum. Malesef kitap bloggerlarının çoğu bookstagrama yönelip blogu arka plana atıyor. Bookstagramın da  elbette avantajlı yönleri var ama orada biraz daha fotoğraf odaklı ve takipçi odaklı bir sistem olduğundan bloglardaki samimiyeti göremiyorum. İnsanlar çoğunlukla profilinize girdiğinizde altına yazdıklarına değil sayfanızın temasına ve fotoğraflarınıza odaklanıyor. Hatta ne yazdığınız çoğu zaman okunmuyor bile.  Bu liste uzar da  gider. Kısaca bookstagramı da seviyorum ama blogun yeri bende ayrıdır. 


  İşte blogger ruhunu yeniden canlandırmak isteyen Büşra, sayfasında güncel olan kitap bloglarının listesini yayınlıyor. İnsanlar güncel olan kitap bloglarını keşfedip birbirlerine destek oluyor. Kendi adıma bu güzel girişimle birlikte blogumun trafiğinin arttığını söyleyebilirim.Yani gerçekten bu "Blogger Direnişi" bloggerlar için gerçekten çok faydalı olmuş. Bize de bu güzel girişimi desteklemek düşer. 

  Siz de destek olmak isterseniz takip ettiğiniz kitap bloglarını yoruma yazabilirsiniz. Bunun için şurayı tıklayabilirsiniz.
  Hoşçakalın!

4 Mart 2018 Pazar

Zayıflama Maceralarım #1| Nasıl Motive Oldum ?


 Kişisel olarak bir şeyler yazmayalı ne çok oldu şu bloga. Halbuki Vakitsiz Kelimeler etiketi altında kişisel bir şeylerden de bahsedecektim. Tabi asla vaktim olmadığı ve üşengeç bir insan olduğumdan bu pek mümkün olmadı. Peki bloga sadece kitap, dizi yorumu giren kız nasıl oldu da kişisel bir yazı yazmaya karar verdi? Cevabı çok basit. Çünkü buraya zayıflama günlüğü adı altında yazılar ekleyerek kendimi zayıflamaya mecbur hissetmek için. Olur da bir gün kilo vermekten vazgeçersem size rezil olmamak için vazgeçemeyeyim diye yani.

   Zayıflama maceralarım adı altında size anlatacağım ilk şey insanların beni nasıl tahrik ettiğiyle ilgili olacak. Bakmayın başlığa öyle yazdığıma, o kibarcası. Gerçekte ise gerçekten damarıma çok bastılar. Yani tabiki önce kendim için zayıflama kararı aldım ama aynı zamanda hepsine gününü göstermek için zayıflama kararı aldım desem yalan söylemiş de olmam.