30 Mayıs 2018 Çarşamba
Kan ve Gül – Alper Canıgüz |Kitap Yorumu
Şekersiz 21 Gün – Özge Bezirci Dikici
Herkese Merhaba!
Bugün sizlere her zamankinden çok daha farklı bir kitap hakkında konuşacağım. Eh biraz da sağlık öyle değil mi? Bundan 3 ay önce beslenme düzenimi tamamen değiştirme kararı almıştım. Keşke böyle bir kararı daha önceden alsaymışım. Gerçekten kendimi eskisinden çok daha iyi hissediyorum.
26 Mayıs 2018 Cumartesi
Cümle Kapısı - Nazan Bekiroğlu | Kitap Yorumu
Cümle Kapısı içinde denemeler bulunduran bir Nazan Bekiroğlu kitabı. Cümle Kapısı'nda zindanlar, hapisler,intihar,ihanet gibi çeşitli konularda denemeler var. Yazarın edebi yönünü o kadar beğeniyorum ki bu kitabı okurken de ruhum edebiyata doydu resmen. Bu nasıl bir kalem gücü? Kitabı okudukça yazmanın insana doğuştan verilmiş bir yetenek olduğuna iyice inanmaya başladım.
20 Mayıs 2018 Pazar
İncir Kuşları - Sinan Akyüz | Kitap Yorumu
Bir ara televizyonda kısa bir belgesel halinde yayınlanan Srebrenitsa Katliamı'nı izlemiştim ve gerçekten çok etkilenmiştim. Malesef o kadar acımasız bir dünyada yaşıyoruz ki hepsinin bir karşılığı olduğuna inanmasam gerçekten yaşanmaz diyeceğim. İncir Kuşları, bir insanlık ayıbını anlatıyor. Üstelik öyle çok eski bir tarih de değil. 1992-1995 yılları arasında medeniyetin göbeği olarak görülen Avrupa'da meydana gelen bir soykırımı anlatıyor. Cidden bu kadarını da yaptıklarını bilmiyordum. Bazı satırları okurken "Bunu da yapmış olamazlar artık."dedim. Hani özellikle düşünsem aklıma gelmeyecek kötülükler, tecavüzler, işkenceler... Tek kelimeyle korkunç!
10 Mayıs 2018 Perşembe
İkna- Jane Austen | Kitap Yorumu
"Oysa şimdi iki yabancı gibiydiler. Hayır bu yabancı olmaktan da beterdi, çünkü hiçbir zaman yeniden tanışamazlardı. Sonsuza kadar sürecek bir yabancılaşmaydı bu."
Günlerden bir gün yine kütüphanede okuyacak kitap ararken Jane Austen rafının aniden gözüme çarpmasıyla Gurur ve Önyargı tadında bir şeyler okumak isteyerek elim İkna'ya gitti. İkna, fikrimce Jane Austen'ın kitapları arasında en gölgede kalmış olanı olabilir. Ama merak bu ya işte ben de okumaya başladım. Kitaptan çıkardığım en büyük sonuçsa 1800'lerin İngiltere'sinde doğmadığım için şükretmek oldu. Gerçekten bu nasıl bir yaşam tarzı dedim. Soyluluğa, paraya, mevkiye, güzelliğe kafayı takmış insanlar, yapacak işi olmadığı için sürekli ev ev dolaşıp dedikodu yapan kadınlar, eş bulmak için döndürülen oyunlar,cilveler bilmem neler daha neler neler... Bir an önce kitabı bitirmek istedim. Jane Austen'a ise bu noktada bir şey diyemem. Çünkü besbelli kadın çevresinde olup bitenleri kitaba yansıtmış, o dönemin özelliklerini önümüze sermiş.
12 Nisan 2018 Perşembe
Tan Yeri Zifir - Merve Özcan | Kitap Yorumu
Biliyorsunuz ki uzun zamandır kitap okumaya vakit bulamıyordum ve sonunda bunu Tan Yeri ile aştım. Merve Özcan'ı Haramdan Sakın serisiyle tanıdıktan sonra bundan sonra kaleme alacağı kurguları çok merak ediyordum. Ancak Tan Yeri gibi bir kurguyla karşımıza çıkacağını hiç beklemiyordum ve bu benim için bir sürpriz oldu diyebilirim. Kitabı ilk okumaya başladığımda hiçbir şey anlamadım. Kafamda sadece kitabın nerede ve ne zaman geçtiği ile ilgili soru işaretleri vardı. Bir süre sonra kafamda taşlar yerine oturdu ki eminim kitabı okuyan çoğu kişi bunu yaşamıştır. Karşınızda daha önce hiç okumadığınız bir tarzın olduğunu anlayacaksınız. Yabancı yazarlardan distopya tarzı kitap okumaya ya da film izlemeye çok alışkınım. Ancak bunu İslami bir çerçevede, Kaplan Türkleri adı altında bize uyarlamak gerçekten kolay bir iş olmasa gerek. Hatta yazınca bile alışık olmadığımızdan olsa gerek bir tuhaf geliyor. Kitabı okuyunca ise diyorsunuz ki : “ Vay be! Demek ki böylesi de olabilirmiş.”
Not: Seni Hala Seviyorum – Jenny Han | Kitap Yorumu
Bu seriyi gerçekten seviyorum. Aslında düşününce o kadar da harika gelmiyor ama seviyorum işte. Çünkü diğer kitaplardan farklı olarak çok samimi bir anlatımı var. Klişe olaylar var ama yazarın kitapta oluşturduğu samimi atmosfer bunu görmezden gelmenize neden oluyor. Bir genç kızın hayatını okurken aynı zamanda aile ilişkilerini, kardeşliği, arkadaşlığı, aşkı okuyoruz. Kitap hayata dair küçük küçük dokunuşlar yapıyor. İlk kitap bittiğinde de yine bu hislere kapılmıştım ve 2.kitabı merakla beklemeye dayanamayıp 50 sayfa kadarını kitabın orijinal dilinde okumuştum. Sonra işler başımdan aşkın olunca zaman ayıramadım bunu yapmaya. Neyse sonunda kitabı okudum ve gerçekten karakterleri özlediğimi fark ettim. Lara Jean'i hep kendimle özdeşleştiriyorum. Çünkü gerçekten düşünce yapısı olarak çok fazla ortak nokta buluyorum. Hep diyorum benim Amerika'da yaşayan halim gibi.🙃 Belki de seriyi sevmemdeki en büyük etken bu olabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





